T.C.

YÜKSEK SEÇİM KURULU

        Karar  No :  2428

        İtiraz  No :

- K A R A R -

 

            Dışişleri Bakanlığı’nın (Çok Taraflı Siyasi İlişkiler Genel Müdürlüğü) 22.11.1999 gün ve AKGY-2619-676 sayılı yazıları ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine verilecek cevaba esas olmak üzere Avrupa Konseyi nezdindeki Daimi Türk Temsilciliğine iletilecek talimat için Doğu PERİNÇEK’in Ankara 1 Numaralı Devlet Güvenlik Mahkemesince verilen 15.10.1996 tarih E. 96/48 ve K. 96/64 sayılı mahkumiyet kararı karşısında bir siyasi partide görev yapmasının ve seçimlere katılmasının mümkün olup olmadığının;

 

Kutlu SARGIN VE Nabi YAĞCI’nın 1995 Anayasa değişikliği ışığında herhangi bir siyasi partide görev yapmalarına ve seçimlere katılmalarına yasal olanak bulunup bulunmadığının sorulması ve Başkanlıkça konunun Kurulumuza getirilmesi üzerine;

 

            GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

 

            İstek yazısı okundu.

 

            Doğu PERİNÇEK’in genel başkanı bulunduğu Sosyalist Parti Anayasa Mahkemesinin 10.07.1992 gün ve 1992/1 sayılı kararı ile, Kutlu SARGIN ve Nabi YAĞCI’nın yönetici olarak görev yaptığı Türkiye Birleşik Komünist Partisi de aynı Mahkemenin 16.07.1991 gün ve 1991/1 sayılı kararı ile kapatılmış, ancak kararların hüküm fıkrasında partinin kapatılmasına davranış ve faaliyetleriyle neden olan kişiler sayılmamıştır.

 

            Anayasa’nın, yukarıda belirtilen kararların verildiği tarihte yürürlükte olan 69. Maddesinde    ... Temelli kapatılan siyasi partilerin kurucuları ile her kademedeki yöneticilerinin yeni bir siyasi partinin kurucusu, yöneticisi ve deneticisi olamayacakları .... belirtilmiş;

 

2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun o tarihte yürürlükte olan 95. maddesinde ise temelli kapatılan siyasi partilerin kapatılma tarihinde üyeliği devam eden kurucuları, genel başkanı, merkez karar ve yönetim kurulu ile her kademedeki yönetim ve disiplin kurulu üyeleri ve Türkiye Büyük Millet Meclisi siyasi parti grubu üyelerinin bir başka siyasi partinin kurucusu, yöneticisi ve deneticisi olamayacakları, bunlardan fiilleriyle siyasi partinin kapatılmasına neden olanların on yıl süreyle başka bir siyasi partiye alınamayacakları ve milletvekili olamayacakları hükme bağlanmıştır.

 

            Siyasi Partiler Yasasındaki hüküm bu olmakla birlikte Anayasa'da yasaklamadan sözedilmiş ancak süre belirtilmemiştir.

 

            Buradan hareketle Anayasa Mahkemesince kapatılan yukarıdaki partilerin yöneticilerine yasak uygulanmamış ve bu kişiler siyasi etkinliklerini sürdürmüşler, seçme ve seçilme haklarını kullanmışlardır.

 

            İlişik 1995 yılı milletvekili seçimi kesin aday listesinde görüleceği üzere Doğu PERİNÇEK İstanbul 1. bölgeden milletvekili adayı olmuştur.

 

            Anayasanın 69. maddesi 23.07.1995 gün ve 4121 sayılı Yasa ile değiştirilmiş ve bir siyasi partinin temelli kapatılmasına beyan ve faaliyetleriyle sebep olan kurucuları dahil üyelerinin Anayasa Mahkemesinin temelli kapatmaya ilişkin kesin kararının Resmi Gazete'de gerekçeli olarak yayımlanmasından başlayarak 5 yıl süreyle bir başka partinin kurucusu, üyesi, yöneticisi ve deneticisi olamayacakları hükmü getirilmiş bu değişiklikten sonra da 2820 sayılı Kanunun 95. maddesi gerek Anayasa Mahkemesince gerekse Yüksek Seçim Kurulunca bu sınırlar içinde uygulanmıştır.

 

            Anayasa Mahkemesinin kapatma kararları 1991 ve 1992 tarihlerinde Resmi Gazete'de yayımlandıklarından yasaklama süresi zaten dolduğu gibi bazı istisnalar dışında Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürütülmesi sözkonusu olmadığından, yasak süresini geriye uygulamak da sözkonusu değildir.

 

            Diğer taraftan Anayasa'da yer alan 5 yıllık yasaklama süresini ileriye dönük olarak bu kapatılan parti yöneticilerine uygulamakta hukuken olanaksızdır.

 

            Bu durumda Sosyalist Parti ve Türkiye Birleşik Komünist Partisinin Anayasa Mahkemesince kapatılması nedeniyle, bu partilerin o zaman yöneticileri olan Doğu PERİNÇEK, Kutlu SARGIN ve Nabi YAĞCI'ya uygulanacak bir seçme ve seçilme yasaklaması sözkonusu değildir.

 

Doğu PERİNÇEK’in Devlet Güvenlik Mahkemesince verilen ceza mahkumiyeti sonucu seçilme hakkının kısıtlanmasına gelince;

 

            2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu’nun 11. maddesinin 2 numaralı bendinde Türk Ceza Kanunu’nun ikinci kitabının birinci babında yazılı suçlardan veya bu suçların işlenmesini aleni olarak tahrik etme suçundan mahkum olanların milletvekili seçilemeyecekleri hükmü yer almıştır.

 

            Doğu PERİNÇEK, Ankara 1 Numaralı Devlet Güvenlik Mahkemesinin 15.10.1996 gün ve E.1996/48 ve K.1996/64 sayılı kararı ile “... Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne karşı defalarca propaganda yaptığı açıkça saptandığı gerekçesi ile ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 8/1. maddesi gereğince 1 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırılmıştır. Bu ceza kesinleşerek infaz edilmiştir. Bu suç 2839 sayılı Kanunun 11. maddesinde sayılan ve milletvekili seçilmeye engel suç olup, sonuçları her Türk vatandaşına uygulandığı gibi Doğu PERİNÇEK için de uygulanacaktır.

 

            Ancak yasaklama sürekli olmayıp sınırlıdır.

 

            Zira Türk Ceza Kanunu’nun 121. maddesine göre, yasaklı kişinin cezasını çektiği tarihten başlayarak 3 yıl sonra memnu hakların iadesi (yasak hakların geri verilmesi) için başvurarak haklarını geri alması yasal olanak içindedir.

 

            Bu duruma göre, Doğu PERİNÇEK’in önümüzdeki seçimlere katılma yönünden bir yasaklılığı söz konusu olmayacaktır.

 

            Dışişleri Bakanlığı’na bu yolda görüş bildirilmelidir.

 

            S O N U Ç:

 

            Açıklanan nedenlerle;

 

            1- Anayasa Mahkemesinin Sosyalist Parti ve Türkiye Birleşik Komünist Partisi’nin kapatılması nedeniyle Kutlu SARGIN, Nabi YAĞCI ve Doğu PERİNÇEK’in seçme ve seçilme yasaklılığının bulunmadığı,

 

            2- Doğu PERİNÇEK’in Devlet Güvenlik Mahkemesinin 3713 sayılı Terörle Mücadele Yasası gereğince mahkumiyetinin sonucu seçilme yasağının Türk Ceza Kanunu’nun 121. maddesi uyarınca yasak hakların geri verilmesi yolunun açık olması sebebiyle gelecek seçimler için herhangi bir yasağının söz konusu olamayacağı görüşünün Dışişleri Bakanlığına bildirilmesine,

 

            02.12.1999 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.