T.C.

YÜKSEK SEÇİM KURULU

        Karar  No :  2400

        İtiraz  No : 

- K A R A R -

 

Kurulumuz Başkanlığına Hikmet AYTEMİR tarafından gönderilen 21.06.2004 tarihli dilekçede; 28 Mart 2004 tarihinde Sivas İli Yıldızeli İlçesi Yuvalıçayır Köyünde yapılan muhtarlık seçimi için eski muhtarın bu köyde oturmayan 4 kişiye özel ikametgah belgesi düzenleyerek seçmen listesine kayıt yaptığı, buna ilişkin olarak ilçe seçim kuruluna itirazda bulunduğu ve itirazının reddedildiği, bunun üzerine eski muhtar Haydar KOLAY hakkında Yıldızeli Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduğu ve Yıldızeli Asliye Ceza Mahkemesinde kamu davası açıldığı ve cezaya hükmedildiği belirtilerek seçimin iptal edilerek yenilenmesi istenilmiş ve Kurulumuzun 23.06.2004 gün ve 2327 sayılı ara kararı ile istenen bilgi ve belgeler gelmiş olmakla, konu incelenerek;

 

            GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

 

İstek, 28.03.2004 tarihinde Sivas İli Yıldızeli İlçesi Yuvalıçayır Köyünde yapılan muhtarlık seçiminde kullanılan seçmen listesine, o yerde oturmadıkları halde sahte ilmühaberle kayıtlandırılan ve oy kullanan şahısların seçim sonucunu etkiledikleri ve bu durumunda Cumhuriyet Başsavcılığına intikal ettirilerek ilgili hakkında ceza verilmiş olması nedeniyle, usulsüz olarak yapıldığı iddia edilen Yuvalıçayır Köyü muhtarlık seçiminin iptal edilerek, yenilenmesine ilişkindir.

 

Bilindiği üzere her seçimde seçim kurullarınca kabul ve ilan edilen seçim takviminde belirlenen zamanlarda seçmen listeleri askıya çıkarılmaktadır. 28.03.2004 günü yapılan seçimde ilgili ilçe seçim kurulu ilan edilen seçim takvimine göre sandık seçmen listeleri 02.12.2003 - 05.01.2004 tarihleri arasında askıya çıkarılarak güncelleştirilmiş ve itirazlar incelenerek kesin olarak karara bağlanmış ve bu listeler 07.01.2004 tarihinde kesinleşmiştir. Seçim hukukunda, kurulların kararları yanında bazı hallerde kurul başkanlarının verdikleri kararlarında yargı kararı niteliğinde ve kesin olduğu öngörülmüştür. 298 sayılı Kanunun sandık seçmen listelerine yapılan itirazların karara bağlanması ile ilgili 122. maddesinde, "... yapılan itirazlar, itirazın yapıldığı kurul başkanınca kesin karara bağlanır." denilmek suretiyle bu kararlar diğer makam ve mercilerin incelemesinin dışında bırakılmıştır.

 

Bu nedenlerle, itiraza konu sandık seçmen listelerinin itiraz üzerine yeniden ele alınması ve incelenmesi mümkün değildir. Kesinleşmiş seçmen kütüklerindeki yolsuzluklara ve 298 sayılı Kanunun 130 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının 6 ncı bendindeki hükme dayanılarak mazbatanın veya seçimin iptali istenemez.

 

Anayasamızın 79. maddesi "seçim süresince ve seçimden sonra seçim kurulları ile ilgili bütün yolsuzlukları, şikayet ve itirazları, itiraz ve şikayet olup olmadığına ve süreye bakılmaksızın durumu (tam kanunsuzluk nedeniyle) doğrudan inceleyerek kesin karara bağlama yetkisini Kurulumuza vermiş ise de, dilekçede belirtilen olay kişisel haklara ilişkin olup 298 sayılı Kanunun 130/son fıkrasında tadadı olarak sayılan tam kanunsuzluk hallerinden değildir, bu nedenle Kurulumuzca işe doğrudan el konulması olanağı da bulunmamaktadır.

 

Seçmen kütükleri üzerinde yapılan yolsuzluklar için 298 sayılı Kanun, 140 ıncı maddesinden 148 inci maddesine kadar olan bölüm içerisinde cezai müeyyideler getirmiştir.

 

298 sayılı Kanunun yukarıda zikredilen maddelerinden veya Ceza Kanununun ilgili maddelerinden yolsuzluk yapan şahıslar aleyhine ilgili mercilerce takibat yapılması, dava açılması suçların takibi yönünden doğal bir olay olup, bu bağlamda yürütülen ceza davaları ile verilen ceza mahkumiyetleri seçimin iptalini gerektirmez. Başka bir ifade ile kesinleşmiş kütükler ile yapılan seçimin sonucuna etkili olmaz.

 

Yukarıda açıklanan nedenlerle itirazın reddi gerekir.

 

S O N U Ç:

 

            1- İtirazın reddine,

           

2- Karar örneğinin Yıldızeli İlçe Seçim Kurulu Başkanlığına ve itirazda bulunan Hikmet AYTEMİR’e gönderilmesine,

 

14.07.2004 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

      T.C.

YÜKSEK SEÇİM KURULU

        Karar  No :  2400

        İtiraz  No : 

 

 

- K A R Ş I   O Y -

 

            İtirazcı tarafından, muhtarlık seçiminde burada oturmayan kişilerin usulsüz ikametgah belgesi düzenlenerek seçmen listesine kayıt edildiği ve bu listelerle usulsüz seçim yapıldığı öne sürülerek seçimin iptali istenilmektedir.

 

            Usulsüz seçmen kaydına yönelik süresi içinde yapılan itirazların sonuçlanması ile listelerin kesinleştiği, daha sonra ceza mahkemesi kararı ile usulsüzlüğün hükme bağlanmasının, seçim hukuku yönünden sonuç doğurmayacağı yolundaki gerekçeye katılma olanağı yoktur.

 

            Bu tür olaylarda, seçmen listelerine itiraz vaki olmamış ve listeler bu şekilde kesinleşmiş ise, daha sonra ortaya çıkan ceza mahkemesi kararlarının kesinleşen seçimlere etkili olamayacağı yolundaki çoğunluk gerekçesine katılıyorum.

 

Ancak, süresinde yapılan itirazların reddine ilişkin gerekçenin aksini kanıtlayan bir mahkeme kararı ortaya çıkmış ve usulsüzlük sonuca etkili ise bu durumda seçimlerin iptali gerekir.

 

            Kurulumuzca gerekli inceleme yapılmak, zamanında listelere itiraz edilmiş ise, ceza mahkemesi kararının kesinleşmesinden sonra seçimin iptali gerektiği oyu ile karara karşıyım.

 

 

 

 

    

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

      T.C.

YÜKSEK SEÇİM KURULU

        Karar  No :  2400

        İtiraz  No :

 

- AYRIŞIK  OY -

 

 

            T.C. Anayasasının 79. maddesi ile seçimlerin başlamasından bitimine kadar, seçimin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü ile ilgili bütün işlemleri yapma ve yaptırma görevi Yüksek Seçim Kuruluna verildikten sonra seçim süresince ve seçimden sonra seçim konularıyla ilgili bütün yolsuzlukların, şikayet ve itirazların da adı geçen kurul tarafından incelenip, kesin olarak karara bağlanacağı hükme bağlanmıştır.

 

            Aynı maddede yer alan “Yüksek Seçim Kurulunun ve diğer seçim kurullarının görev ve yetkileri kanunla düzenlenir” hükmü uyarınca, 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunda da bu görev ve yetki Yüksek Seçim Kuruluna verilmiştir.

 

            Anayasa ve anılan yasada tam kanunsuzluk halleri tek tek sayılmamış, 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun 130. maddesinde; adayın Türk olmadığına, yaşının kanunda gösterilenden küçük olduğuna, okur-yazar olmadığına ve seçilme yeterliliğini kaybettiren bir mahkumiyeti bulunduğuna ilişkin iddiaların her zaman incelenebileceği öngörüldükten sonra Anayasanın 67. maddesinde seçimler ve halkoylamasının serbest, eşit, gizli, tek dereceli, genel oy, açık sayım ve döküm esaslarına göre, yargı yönetim ve denetimi altında yapılacağı belirtilmiştir. Gerek yasada yer alan seçilme yeterliliği ile ilgili tam kanunsuzluk halleri gerekse Anayasada belirtilen seçim esaslarına aykırılık durumları dışında benzeri tam kanunsuzluk hallerine ilişkin ihbar ve itirazların, seçim sonuçlarının kesinleşmesinden sonra dahi, T.C. Anayasasının 79. maddesinin verdiği görev ve yetkiye dayanılarak Yüksek Seçim Kurulunca incelenebileceği kurulun istikrar kazanmış kararları ile kabul edilmiş bulunmaktadır.

 

            Bu duruma göre; seçim esasları ile seçimin dürüstlüğünü sakatlayacak tam kanunsuzluk hallerinin tümünün önceden belirlenip, Anayasa ve yasada sınırlı olarak sayılmasının olanaksızlığı karşısında, Yüksek Seçim Kurulunun önüne gelen her şikayet ve itirazda, şikayet ve itiraz konusu olayı değerlendirmesi ve seçim sonuçlarına tesir edecek bir kanunsuzluk hali olup olmadığını saptaması gerekmektedir.

 

            Öte yandan, Anayasanın 79. maddesinde yer alan amir hükümle herhangi bir zaman sınırlaması öngörülmeden seçimden sonra dahi seçim konularıyla ilgili bütün yolsuzlukları inceleme ve kesin karara bağlama görevinin Yüksek Seçim Kuruluna verilmesi ve buna koşut olarak 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun’da itiraz ve şikayet müesseselerinin ayrı ayrı düzenlenip, itirazlar için belirli süreler öngörülmüşken şikayetlerin belirli bir süreye bağlı tutulmaması nedeniyle seçim konularıyla ilgili bütün yolsuzluk iddialarının seçim sürecinin başlangıç ve bitiş tarihlerine bağlı olmaksızın kurul tarafından incelenip, karara bağlanması gerekmektedir. Esasen seçim iş ve işlemleri ile ilgili yolsuzlukların ve sahtekarlıkların kısa sürede ortaya çıkması ve kanıtlanması da çoğu zaman mümkün bulunmamaktadır. Ancak, Anayasal ve yasal bir sınırlama öngörülmediği halde, şikayetleri inceleme ve karara  bağlama  süresinin  sınırsız  olduğunun  kabul  edilemeyeceği  de  tartışmasızdır. Burada gelecek seçime kadar olan dönem makul süre olarak düşünülebilir ise de, bu dönem sona erdikten sonra dahi seçim konularıyla ilgili bütün yolsuzluklara ilişkin şikayetlerin incelenip, bir tespit kararı verilmesi zorunlu bulunmaktadır. Böyle bir tespit halinde fiili imkansızlık hali, bilanço ve idari istikrar ilkesi ve kazanılmış haklar gibi hususlar artık kararın infazı aşamasında tartışılabilecektir. Aksi düşünce seçim yolsuzluklarının seçim hukuku açısından yaptırımsız kalması sonucunu doğurur ki, bu durumda hukuken kabul edilemez.

 

./..

 

 

 

                 T.C.

YÜKSEK SEÇİM KURULU

        Karar  No :  2400

        İtiraz  No :

- 2 -

 

 

            Olayda, usulsüz seçmen kaydı yapıldığı Ceza Mahkemesi kararı ile saptanmış olup, kararın kesinleşmesi kaydıyla dürüst seçim ilkesini zedeleyen bu hususa ilişkin itirazın incelenerek seçim sonuçlarına etkisinin değerlendirilmesi gerekirken seçim sonuçlarının kesinleşmiş olmasından bahisle reddedilmesine ilişkin çoğunluk kararına yukarıda belirtilen gerekçe ile katılamıyoruz.