T.C.
YÜKSEK SEÇİM KURULU
Karar No : 509
İtiraz
No :
- K A R A R -
Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığınca
Kurulumuza gönderilen 24.08.2002 günlü yazı ile;
31.07.2002 gün ve 745 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi kararı ile
Milletvekili Genel Seçimlerinin 03.11.2002 tarihinde yapılmasına karar
verildiği, 2839 sayılı Yasanın 18. maddesi uyarınca, kamu görevlilerinin
seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi durumunda ilan tarihinden başlayarak 7
gün içinde görevlerinden ayrılma isteminde bulunmadıkça aday olamayacakları
hükme bağlandığından, bu konunun 03.08.2002 gün ve 414 sayılı kararımızla
kamuoyuna duyurulduğu, ancak yasanın 18. maddesi kapsamında bulunan bazı
kişilerin en son ayrılma tarihi olarak tesbit edilen
08.08.2002 gününden sonra emeklilik veya istifa suretiyle ayrılmaları halinde
aday olup olamayacakları konusunda tereddüt hasıl olduğundan bu konunun karara
bağlanması istenilmiş olmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
T.C. Anayasasının 76. maddesinde;
Hakimler ve Savcılar, yüksek yargı organları mensupları, yükseköğretim
kurumlarındaki öğretim elemanları, Yükseköğretim Kurulu Üyeleri, kamu kurum ve
kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri ile,
yaptıkları hizmet bakımından işçi niteliği taşımayan diğer kamu görevlileri ve
Silahlı Kuvvetler mensuplarının görevlerinden çekilmedikçe aday olamayacakları
ve milletvekili seçilemeyecekleri belirtilmiştir.
2839
sayılı Milletvekili Genel Seçimi Kanunu’nun 4125 sayılı kanunla değişik 18.
maddesinde de, Anayasanın yukarıda açıklanan 76. maddesinde belirtilen kamu
görevlileri yanında, ayrıca belediye başkanları, Radyo Televizyon Üst Kurulu
üyeleri, aday olmak isteyen siyasi partilerin İl ve İlçe Yönetim Kurulu Başkan
ve üyeleri ile belediye meclisi üyeleri ve il genel meclisi üyelerinin; genel
ve ara seçimlerin başlangıcından bir ay önce, seçimin yenilenmesine karar
verilmesi halinde, yenileme kararının ilanından başlayarak 7 gün içinde
görevlerinden ayrılma isteğinde bulunmadıkça adaylıklarını koyamayacakları ve
aday gösterilemeyecekleri hükme bağlanmıştır.
2839
sayılı Yasanın 18. maddesi kapsamına giren kamu görevlilerinin, istifa
dilekçelerini erken seçim kararının ilan edildiği günden başlayarak 7 gün
içinde vermeleri gerektiği konusunda tereddüt yoktur.
Bu
konuda Yüksek Seçim Kurulunun 03.08.2002 gün ve 414 sayılı kararı ile, kanunen istifaları veya görevlerinden ayrılmaları
gerekenlerin en geç 08 Ağustos 2002 Perşembe günü saat 17.00’ye kadar ayrılma
isteğinde bulunmaları gerektiğine karar verilmiş bulunmaktadır.
Bu
tarihte istifa dilekçelerini vermeyip, daha sonra aday listelerinin Yüksek
Seçim Kuruluna verileceği tarihe kadar emeklilik veya istifa suretiyle
ayrılanların durumunda tereddütler oluştuğu görülmektedir.
2839
sayılı Yasanın 18. maddesinde Milletvekili Seçimlerinde aday adayı olabilmek
için belirli bir tarihte “görevden ayrılma isteğinde bulunma” koşulu
getirilmiş, bu koşulun istifa şeklinde ayrılma ile sınırlı olduğu, emeklilik
suretiyle daha sonra vaki olacak ayrılmalarda bu tarihin aranamayacağı yolunda
bir hükme yer verilmemiştir. Başka bir anlatımla, istifa veya emeklilik
suretiyle ayrılma arasında fark aranmadan, “görevden ayrılma” biçiminde
kapsayıcı bir ifade kullanılmıştır.
Yasa
hükmü ile, kamu görevlilerinin işgal ettikleri makamın
nüfuzunu ve yetkisini kullanarak seçimlerin dürüstlüğüne ve tarafsızlığına
gölge düşürecek işlem ve davranışlarının engellenmesi amaçlandığından,
emeklilik veya istifa edenler arasında fark yaratılarak, yasada belirlenen
tarihte bir grubun istifa yoluyla ayrılması zorunlu görülürken, emeklilik
suretiyle ayrılanların ayrılma tarihinin daha ileri bir döneme bırakılması
eşitlik ilkesine ve yasanın amacına aykırıdır.
Sonuç
olarak; 2839 sayılı Yasanın 18. maddesi kapsamına giren kamu görevlilerinin,
03.11.2002 tarihinde yapılacak Milletvekili Genel Seçimlerinde aday
olabilmeleri için, istifa veya emeklilik yoluyla ayrılanlar arasında ayrım
yapılmaksızın en geç 08 Ağustos 2002 tarihinde saat 17.00’ye kadar istifa veya
emeklilik dilekçelerini vermiş olmaları gerektiğine karar verilmelidir.
S O N U Ç:
1- 03 Kasım 2002 Pazar günü yapılacak
Milletvekili Genel Seçimlerinde aday olacak kamu görevlilerinden emeklilik veya
istifa suretiyle ayrılanların emeklilik istemini belirten dilekçelerini en geç
08 Ağustos 2002 tarihinde saat 17.00’ye kadar vermeleri gerektiğine,
2- Bu tarihten sonra emeklilik veya
istifa isteminde bulunanların 03.11.2002 tarihinde yapılacak seçimde aday
olamayacaklarına,
3- Kararın bir örneğinin tüm İl Seçim
Kurulu Başkanlıklarına, seçime katılacak siyasi partilere gönderilmesine ve
Resmi Gazetede yayımlanmasına,
26.08.2002 gününde oy
çokluğu ile karar verildi.
- KARŞI DÜŞÜNCE -
Türkiye Büyük Millet Meclisi 31.07.2002 gün ve 745
sayılı kararı ile Türkiye Büyük Millet Meclisi
genel seçimlerinin yenilenmesine ve seçimin 03 Kasım 2002 Pazar günü
yapılmasına karar vermiştir.
2839 sayılı
Milletvekili Seçimi Kanununun 18 nci maddesi ile kamu
görevlileri siyasi parti yöneticileri ve Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının
seçimin yenilenmesine karar verilmesi halinde yenileme kararının ilanından
başlayarak yedi (7) gün içinde görevlerinden ayrılma isteğinde bulunmadıkça
adaylıklarını koyamayacakları ve aday gösterilemeyeceklerini hükme bağlamıştır.
Yüksek
Seçim Kurulu da 03.08.2002 gün ve 414 sayılı kararı ile bu konumda olanların en
geç 08.08.2002 Perşembe günü saat: 17:00’ye kadar
ayrılma isteğinde bulunmaları gerektiğine karar vermiştir.
Bu tarihte
(08.08.2002) istifa dilekçesini vermeyip, siyasi partiler tarafından milletvekili aday listelerinin Yüksek Seçim
Kuruluna verileceği 11 Eylül 2002
Çarşamba günü saat: 17:00’ye kadar emekliye ayrılan ve
emeklilik işlemlerini tamamlayan adayların, adaylıklarını koyabilecekleri ve
aday gösterilebilecekleri konusundaki görüşümüzü destekleyen seçimlerle ilgili
mevzuat incelendiğinde şu durumlar müşahade
edilmektedir.
Kamu
görevlilerinin istifa zorunluluğunun gerekçesi, daha fazla seçmenlerin oylarına
etkili olabilecekleri bu itibarla bunların 2839 sayılı Kanunun 18 nci maddesinin kapsamı dışında bırakılmaları adaylar
arasındaki eşitliği bozabileceği ve seçimin güvenliğine etki yapacağı, başka
bir ifade ile adayların sahip oldukları yetkileri kişisel çıkarları yönünde
kullanarak görevlerini olumsuz yönde etkilememeleri olduğu yolundaki bir
düşüncenin kapsamını genişletip emeklilik suretiyle daha sonra vaki olacak
ayrılmalarda da bu tarihin aranacağı yolundaki bir düşünceye kanunun açık
hükümleri karşısında yer verilmemek lazım gelmektedir.
Asıl olan
adaylığın memurluktan çekilme şartına bağlanamayacağı ilkesidir. 2839 sayılı
Kanunun 18 nci maddesinde yer alan hüküm istisnai bir
hükümdür. İstisnai hükümlerin emekliliği
de kapsar şekilde genişletilerek yorumlanamayacağı hukuk kurallarındandır.
Nitekim mahalli seçimlerde adayla seçmen arasındaki ilişkinin daha yakın olması kamu görevi yönünden daha bir sakıncalı durum
yaratır. Buna rağmen yasa koyucu böyle bir sakıncanın doğabileceğini 2972 sayılı Kanunun 17 nci
maddesi ile kabul etmemiştir.
Kanunlarımız
mahalli seçimlere nazaran daha geniş bir çevreyi kapsayan, etkinlikleri bütün
Türkiye’ye veya ülkenin birkaç iline
şamil olan, etkileri emirleri altındaki memurlardan çok daha fazla
bulunan Milletvekili, Bakanlar ve Başbakanın istifa zorunluluğunda
bulunmadıklarını, böylece milletvekili genel seçimlerinde bu sakıncanın
doğmayacağını kabul etmiştir.
Yine aynı
şekilde adaletin tecellisine yardım eden avukatların bir kamu hizmeti
gördükleri kabul edilmekle birlikte bu kişiler kamu görevlisi
sayılmamaktadırlar.
Şu hale
göre istisnai hükümlerin dar şekilde yorumlanması gerektiğine dair hukukun ana
kuralından hareketle Anayasamızın 76 ncı maddesinin 3
üncü fıkrası hükmü de gözönünde bulundurularak
emeklilik suretiyle görevden ayrılanların, ayrılma tarihini istifa ederek
ayrılanlardan farklı şekilde değerlendirmeye tabi tutup 11.09.2002 olarak kabul
etmek gerekmektedir.
Bunun yanında 3403 sayılı Yasanın 2 nci maddesi aday olup da, seçimi kazanamayan devlet
memurları ve diğer kamu görevlilerinin seçim sonuçlarının ilanını takip eden
bir ay içinden başvurmaları halinde eski görevlerine veya kazanılmış hak aylık
derecelerindeki başka bir göreve dönebileceklerini hükme bağlamış, böylece bu
kişilerin siyasi eğilimlerinin belli olmasına rağmen görev yönünden bunda bir
sakınca görmemiştir. Ayrıca hakimlik mesleğinin özelliği itibariyle bu
meslekten olan kişilerin daima titiz bir tarafsızlık içinde bulunmaları ve
böyle kalmaları istenmiş olmasına rağmen Yüksek Yargı Mensupları da bütün
sakıncaları bünyesinde taşımasına rağmen bu imkandan
yararlandırılmıştır. Hal böyle olunca emekli olupta
seçimi kazanamayan kamu görevlisinin tekrar göreve atanma şansı bulunmadığından
eşitlik ilkesi bunların aleyhine tecelli etmiş olmasına rağmen, adaylar
arasındaki eşitliği daha sonra emekli olacaklar lehine bozabileceği ve seçimin güvenliğine etki yapacağı
yolundaki bir düşünceye Kanun ve Anayasamızın açık hükümleri karşısında yer
verilmemek lazım gelmektedir.
Neticeten adaylığın memurluktan
çekilme şartına bağlanamayacağı prensibi, istisnai hükümlerin dar şekilde
yorumlanması gerektiği yönündeki hukukun ana kuralı, bir hükmün sözünden çıkan
anlam onun özüne aykırı sonuçlar doğuruyorsa o zaman sözüne bakılmayıp amacına
göre yorumlanması gerektiği yolundaki ilkesi karşısında 03 Kasım 2002 Pazar
günü yapılacak XXII. Dönem Milletvekili Genel seçimlerinde aday olarak kamu
görevlilerinden emeklilik suretiyle ayrılanların 11 Eylül 2002 Çarşamba günü
saat: 17:00’ye kadar ayrılma taleplerini havi
dilekçelerini verebilecekleri düşüncesiyle, sayın çoğunluğun aday olarak kamu
görevlilerinden emeklilik veya istifa suretiyle ayrılanların dilekçelerini en
geç 08 Ağustos 2002 tarihinde saat: 17:00’ye kadar vermeleri gerektiği
yolundaki görüşünü benimsemiyoruz.