T.C.
YÜKSEK SEÇİM KURULU
Karar No : 718
İtiraz
No :
- K A R A R -
Anavatan
Partisi Torbalı İlçe Başkanı Fehmi SOBUTAY vekili Av. Yaşar DEMİR tarafından
Kurulumuz Başkanlığına gönderilen 15.11.2000 günlü dilekçede; 18.04.1999
tarihinde yapılan seçimde İzmir İli Torbalı İlçesi Karakuyu Beldesi Atatürk
Mahallesi muhtarlığına seçilen Yücel KARAKUŞ'un
Karakuyu Beldesinde ikamet ediyormuş gibi 151 kişiye gerçeğe aykırı olarak ikametgah ilmuhaberi vererek bu
kişileri seçmen kütüğüne kayıtlandırdığı ve orada oy kullandırdığı, bu muhtarın
ise Doğru Yol Partisince desteklendiği ve seçim sonucunda her iki partinin
aldıkları oy farkının 60 civarında olduğu, ancak Seçim Kanununun 138. maddesi
delaletiyle adı geçen muhtar hakkında T.C.K.nun 240.
maddesine göre Torbalı Asliye Ceza Mahkemesinde dava açıldığı ve dava
sonuçlanarak kesinleştiği ve sonuçta Torbalı Asliye Ceza Mahkemesinin 2000/82
E, 2000/459 K. sayılı ilamı ile Seçim Kanununun 138. maddesi delaletiyle T.C.K.nun 240. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile
cezalandırıldığı ve takdiren de 3 ay süre ile
memuriyetten yoksun kılınmasına karar verildiği ve aynı kanun hükmünü birkaç
defa ihlal ettiğinden cezasının T.C.K.nun 80. maddesi uyarınca artırılarak neticeten 1 yıl 2 ay
hapis cezasına çarptırıldığı ve sabıkası olmadığından cezasının 647 sayılı
Kanunun 6. maddesi uyarınca tecil edildiğinden bahisle, İzmir İli Torbalı
İlçesi Karakuyu Beldesinde 18 Nisan 1999 tarihinde yapılan belediye başkanlığı
seçiminin iptal edilerek, bu beldedeki
seçimin yeniden yapılmasına karar verilmesi istenilmiş olmakla, konu
incelenerek;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
İstek, 18.04.1999 günü İzmir İli
Torbalı İlçesi Karakuyu Beldesinde yapılan Belediye Başkanlığı seçiminde
kullanılan seçmen listesine, o yerde oturmadıkları halde sahte ilmuhaberle kayıtlandırılan ve oy kullanan şahısların seçim
sonucunu etkiledikleri ve bu durumunda mahkeme kararı ile tespit edilmesi
nedeniyle usulsüz olarak yapıldığı iddia edilen Karakuyu Beldesi Belediye
Başkanlığı seçiminin iptal edilerek, yenilenmesine ilişkindir.
Bilindiği üzere her seçim döneminde
Yüksek Seçim Kurulunun kabul ve ilan ettiği seçim takviminde belirlenen
zamanlarda seçmen listeleri askıya çıkarılmaktadır. 18.04.1999 günü yapılan
seçimde Yüksek Seçim Kurulunca kabul ve ilan edilen seçim takvimine göre sandık
seçmen listeleri askıya çıkarılarak güncelleştirilmiş ve itirazlar incelenerek
kesin olarak karara bağlanmış ve bu listeler kesinleşmiştir. Seçim hukukunda,
kurulların kararları yanında bazı hallerde kurul başkanlarının verdikleri
kararlarında yargı kararı niteliğinde ve kesin olduğu öngörülmüştür. 298 sayılı
Kanunun sandık seçmen listelerine yapılan itirazların karara bağlanması ile
ilgili 122. maddesinde, "..... yapılan
itirazlar, itirazın yapıldığı kurul başkanınca kesin karara bağlanır"
denilmek suretiyle bu kararlar diğer makam ve mercilerin incelemesinin dışına
bırakılmıştır.
Bu nedenlerle, itiraza konu sandık
seçmen listelerinin itiraz üzerine yeniden ele alınması ve incelenmesi mümkün
değildir. Kesinleşmiş seçmen kütüklerindeki yolsuzluklara ve 298 sayılı Kanunun
130 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının 6 ncı
bendindeki hükme dayanılarak mazbatanın veya seçimin iptali istenemez.
Anayasamızın 79. maddesi "seçim
süresince ve seçimden sonra seçim kurulları ile ilgili bütün yolsuzlukları, şikayet ve itirazları, itiraz ve şikayet olup olmadığına ve
süreye bakılmaksızın durumu (tam kanunsuzluk nedeniyle) doğrudan inceleyerek
kesin karara bağlama yetkisini Kurulumuza vermiş ise de, dilekçede belirtilen
olay kişisel haklara ilişkin olup 298 sayılı Kanunun 130/son fıkrasında tadadı
olarak sayılan tam kanunsuzluk hallerinden değildir, bu nedenle Kurulumuzca işe
doğrudan el konulması olanağı da bulunmamaktadır.
Seçmen kütükleri üzerindeki yapılan
yolsuzluklar için 298 sayılı Kanunun 140 ıncı
maddesinden 148 inci maddeye kadar olan bölüm içerisinde cezai müeyyideler
getirmiştir.
298 sayılı Kanunun yukarıda
zikredilen maddelerinden veya Ceza Kanununun ilgili maddelerinden yolsuzluk
yapan şahıslar aleyhine ilgili mercilerce takibat yapılması, dava açılması
suçların takibi yönünden doğal bir olay olup, bu bağlamda verilip kesinleşen mahkumiyet hükümleri de seçimin iptalini gerektirmez.
Yukarıda açıklanan nedenlerle
itirazın reddi gerekir.
S O N U Ç:
1-
İtirazın reddine,
2- Karar
örneğinin Fehmi SOBUTAY vekili Av. Yaşar DEMİR ve Yücel KARAKUŞ'a
gönderilmesine,
02.12.2000 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.