T.C.

YÜKSEK SEÇİM KURULU

        Karar  No :  371

        İtiraz  No :  194

 

- K A R A R -

 

            Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Hikmet ÇETİN imzasıyla Kurulumuz Başkanlığına gönderilen 27 Nisan 1998 gün ve 12302/30006 sayılı yazı ile aynı doğrultuda Milli Savunma Bakanı adına Korgeneral ve Müsteşar Tuncer KILINÇ imzasıyla gönderilen 20 Nisan 1998 gün ve 4400-272 sayılı yazıda; Bilecik Milletvekili Bahattin ŞEKER’in 14 Eylül 1988 – 14 Kasım 1988 tarihleri arasında yapmış olduğu dövizle askerlik hizmetinin, gerçeği yansıtmayan beyan, bilgi ve belgeler ile sağlandığı tespit edildiğinden, 1111 sayılı Askerlik Kanununun Ek: 1 inci maddesi gereğince dövizle askerlik hizmeti kapsamından çıkarıldığı,

 

            Seçim süresince ve seçimden sonra seçim konularıyla ilgili bütün yolsuzlukları, şikayet ve itirazları kesin karara bağlama görevinin Anayasanın 79 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, Yüksek Seçim Kuruluna ait bulunduğu belirtilerek konunun değerlendirilmesi istenildiği görülmekle,

 

            Her iki yazı ekinde bulunan gerekçe ve değerlendirme sonuçları ile Bilecik Milletvekili Bahattin ŞEKER'’n mevcut vekaletnamesine istinaden Avukatlarının yazılı savunmaları 06.07.1998 Pazartesi günü saat 16.00’de Kurulumuzda yapılan sözlü açıklamaları ile bu konudaki Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kararları, tüm belge ve belgeler değerlendirilerek,

 

            GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

 

            T.C. Anayasasının 79 uncu maddesinin ikinci fıkrasında; “seçim süresince ve seçimden sonra seçim konularıyla ilgili bütün yolsuzlukları, şikayet ve itirazları inceleme ve kesin karara bağlama, Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyelerinin seçim tutanaklarını kabul etme görevi Yüksek Seçim Kuruluna” verilmiştir.

 

            Yine Anayasanın 76 ncı maddesi ile 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanununun 11 inci maddesi de diğer nedenler yanında “yükümlü olduğu askerlik hizmetini yapmamış olmayı” milletvekili seçilmeye engel olarak saymıştır.

 

            Bahattin ŞEKER’in XX. Dönem Milletvekili Seçimlerinde Doğru Yol Partisinden Bilecik İl’inden 24 Aralık 1995 tarihinde milletvekili seçildiği, il seçim kurulunca tutanak verildiği, tutanağın bir örneğinin de 2839 sayılı Kanunun 36 ncı maddesi uyarınca Yüksek Seçim Kurulunca Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına verildiği anlaşılmıştır.

 

            298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun 130 uncu maddesinin sondan bir önceki fıkrasında; “... Ancak, adaylığın kesinleşmesinden sonra, adayın Türk olmadığına, yaşının kanunda gösterilenden küçük olduğuna, okur-yazar olmadığı veya seçilme yeterliğini kaybettiren bir mahkumiyeti bulunduğuna ilişkin iddialar dışındaki nedenlerle adaylara itiraz olunamaz. Bu hüküm olağanüstü itirazlar için de geçerlidir.” hükmü yer almıştır.

 

            Kurulumuzca öncelikle süreyle bağlı olmaksızın incelenebilecek tam kanunsuzluk durumları kapsamı içinde 130 uncu maddede sayılmayan “Askerliğini yapmış olmak” koşulunun olayda tam kanunsuzluk kapsamında düşünülüp düşünülemeyeceği ve yukarıda belirtilen ilgili kuruluş ve makamların başvurularının incelenip incelenemeyeceği üzerinde durulmuştur.

 

            298 sayılı Kanunun yukarıda yazılı hükmüyle ilgili maddenin 2234 sayılı Kanunla değiştirildiği ve bu Kanunun 31.05.1979 gün ve 16651 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği; askerlik hizmetini yapmamayı milletvekili seçilmeye engel sayan Anayasanın 76 ncı maddesinin ise 2709 sayı ile 07.11.1982 tarihinde kabul edildiği görülmüştür.

 

            Bu duruma göre, 298 sayılı Kanundan sonra yürürlüğe giren ve aynı konuyla ilgili olan Anayasanın 76 ncı maddesinin, uygulamada sonraki kanun hükümlerinin geçerli olduğu ilkesi ışığında değerlendirilerek askerlik koşulunun da, tam kanunsuzluk kapsamında incelenebileceği sonucuna ulaşılmıştır.

 

            Yüksek Seçim Kurulunun süregelen içtihatlarının (görüşlerinin) da bu yönde olduğu saptandıktan sonra incelemeye geçildi.

 

            Dosya içeriğinden ve ilgilinin sözlü açıklamalarından, Bahattin ŞEKER’in milletvekili tutanağının iptali isteğine dayanak gösterilen 1111 sayılı Askerlik Kanununun Ek – 1. maddesi gereğince dövizle askerlik kapsamından çıkarıldığına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının 16.04.1998 gün ve MİY 4400-256-98/ASAL D.Er.İşl.Şb. Döv.As.Ks. sayılı işleminin iptali isteğiyle Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin 1998/314 Esas numarasına kayden dava açıldığı, ayrıca; gerçeği yansıtmayan belge ve bilgiler sunarak askerlik hizmetini dövizle yaptığı (Sahtecilik) suçlamasıyla, Askeri Savcılığa suç duyurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.

 

            Dövizle askerlik kapsamından çıkarılmaya ilişkin işlemin hukuka uygunluğunun denetim yeri Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, Sahtecilik Suçunun varlığı veya yokluğuna karar verecek yargı yeri ise Askeri Savcılığın işlemi sonucunda Askeri Mahkemedir.

 

            Bu hukuki gerçek ışığında, Yüksek Seçim Kurulunun milletvekili tutanağının iptali isteğini incelemesi özellikle Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin kararına bağlı bulunduğundan, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açılan davanın sonuçlanması hukuksal deyimiyle Yüksek Seçim Kurulu kararı için bir ön sorun oluşturmuştur.

 

            İdare Hukuku açısından konuya bakıldığında, idari işlemin yürütülebilirliği (icrailiği) gözönüne alınarak yürütmenin durdurulması isteği reddedildiğine göre esas kararın ön sorun oluşturmadığı düşünülebilirse de her uyuşmazlığın kendi hukuk alanında değerlendirilip çözümlenmesi gerekir.

 

            İdari yargıda işlemin idari yargı yerince iptali halinde Anayasanın 138. ve 2577 sayılı Kanunun 28 inci maddeleri uyarınca, idareler karar gereklerine göre işlem yapmaya ve eylemde bulunmaya zorunlu olduklarından dava konusu işlemden önceki hukuksal durumu yeniden oluşturmak olanaklıdır.

 

            Ancak, Anayasanın 79. ve 298 sayılı Kanunun 111 ve 130 uncu maddelerine göre Yüksek Seçim Kurulunun her türlü kararı kesin olup, hiçbir kanun yolu öngörülmediğinden karardan önceki hukuki durumun oluşması mümkün değildir.

 

            Bu nedenle, Seçim Hukukunun özelliği karşısında İdare Hukuku veya Özel Hukukla benzerliğinden sözedilemez.

 

            Bu açıklamalar karşısında Yüksek Seçim Kurulunca tutanak iptali isteğine ilişkin başvuruların esastan karara bağlanabilmesi için Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açılmış olan 1998/314 Esas numaralı davanın ön sorun olarak beklenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

 

            Yargılama süreci izlenerek sonuç Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başkanlığından sorulmuştur.

 

            Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başkanlığının 14.01.1998 gün ve 1998/625 sayılı yazısıyla Bahattin ŞEKER tarafından Milli Savunma Bakanlığına karşı E. 1998/314 sayılı dosyada, açılan davanın reddedildiği belirtilerek kararın gönderildiği; aynı Mahkeme Başkanlığının 15.03.1999 gün ve 1998/712 sayılı yazısıyla, karar düzeltme isteminin de reddedildiği bildirilerek kararın düzeltilmesi isteminin reddine ilişkin karar örneğinin gönderildiği anlaşılmıştır.

 

            Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin yukarıda sözü geçen 13.01.1999 gün ve E. 1998/314, K. 1999/8 sayılı kararın hüküm fıkrasında; “... dövizle askerlik statüsünden çıkarılma işleminin iptaline yönelik davanın reddedildiği; 10.03.1999 gün ve E. 1999/146, K. 1999/154 sayılı kararda da, karar düzeltme isteminin reddine hükmedildiği görülmüştür.

 

            Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin yukarıda belirtilen kesinleşen kararı karşısında seçim tarihinde milletvekili seçilme koşullarını taşımadığı anlaşılan Bahattin ŞEKER’in tutanağının iptaline karar verilmesi gerekmiştir.

 

            S O N U Ç:

 

            Açıklanan nedenlerle;

 

            1- Bilecik Milletvekili Bahattin ŞEKER’in milletvekili tutanağının iptaline,

 

            2- Karar örneğinin;

 

            a) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına,           

 

b) Milli Savunma Bakanlığına,

 

            c) Bahattin ŞEKER vekillerine gönderilmesine,

 

            16.03.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.