T.C.

YÜKSEK SEÇİM KURULU

        Karar  No  :  2317

        İtiraz  No  :  1598

 

- K A R A R -

 

            Kurulumuz Başkanlığına Paşa IŞIK tarafından gönderilen 21.10.1999 günlü dilekçede; Sivas İli Divriği İlçesi Karakuzulu Köyünde yapılan seçimde muhtar seçilen Ali Rıza ÇINAR’ın T.C.D.D.  4. Bölge 43. Şube Şefliğinde vasıflı işçi olarak oto şoförlüğü yapmakta iken daha sonra memur olarak görev yaptığı ve son iki dönemde köy muhtarlığı görevini ifa ettiği ve ayrıca adıgeçen muhtarın köyde ikamet etmediğinden bahisle, gereğinin yapılması istenilmiş olmakla, konu incelenerek;

 

            GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

 

            Dilekçede sözü edilen muhtarın, seçildiği tarihte kamu görevlisi bulunduğu ve o yerde ikamet etmediği gerekçesiyle tutanağının iptaline ilişkindir.

 

            Yüksek Seçim Kurulunca benimsenen uygulamaya göre köy ve mahalle seçimleri sebebiyle yapılan itirazlar üzerine İl Seçim Kurulunca verilen kararlar kesin olmakla beraber, .... 2972 sayılı Kanunun 31 ve 36 ıncı maddelerinin yollamada bulunduğu, 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanununun 11 inci maddesi ve Anayasasının 76 ncı maddesinde öngörülen seçilme yeterliliğine ilişkin koşullardan seçilenin Türk olmadığına, yaşının Kanunda gösterilenden küçük olduğuna, okur-yazar olmadığına, seçilme yeterliğini kaybettiren bir mahkumiyeti bulunduğuna ve benzeri tam kanunsuzluk hallerine ilişkin ihbar, itiraz ve iddiaların seçim sonuçlarının kesinleşmesinden sonra dahi, T.C. Anayasasının 79 uncu maddesinin verdiği görev ve yetkiye dayanılarak Yüksek Seçim Kurulunca her zaman incelenebileceği Kurulumuz tarafından kabul edilmektedir.

 

            İtiraza konu olan husus her şeyden önce Köy Kanununun 33 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili bulunduğundan, seçim kurullarının bu konudaki görevlerine ilişkin bu husus, yukarıda da belirlenmiş olduğu gibi “benzer tam kanunsuzluk” hallerinden birini oluşturmaktadır. Gerçekten görev, kamu düzeni ile yakınen ilgilidir. Seçim kurullarının yetki ve görevlerini aşarak verdikleri kararların kamu düzeninde yaratabileceği belirsizlik ve karmaşa dikkate alındığında bu konuda seçim kurulları kararlarının Yüksek Seçim Kurulunca, diğer tam kanunsuzluk hallerinde olduğu gibi her zaman incelenebileceği kabul edilmelidir.

 

            2972 sayılı Kanuna göre, muhtarlık seçimlerinde adaylık usulü yoktur. Aynı Kanunun 31 inci maddesinde memuriyet seçilmeye engel hallerden sayılmamıştır. Aynı maddede, 2972 sayılı Kanunun atıf yaptığı diğer konulardaki seçilmeye engel hallerinde muhtar seçimlerinde geçerli olduğu ve yine aynı Kanunun 36 ıncı maddesinde 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanununa yollamada bulunulmuş ise de, bu yollama, az önce belirtildiği gibi “seçilmeye mani hal” olarak sınırlandırılmıştır. Anılan Kanunun seçilemeyeceklere ilişkin 11 inci maddesinde, memuriyet seçilmeye engel, diğer bir deyimle “seçilmeye mani” hal olarak sayılmamıştır. Aynı Kanunun 18 inci maddesinde, kamu görevlilerinin belli sürelerde “ayrılma isteğinde bulunmadıkça” adaylıklarını koyamayacakları ve aday gösterilemeyecekleri belirtilmiştir. Maddedeki ifadeden de açıkça anlaşılacağı üzere, memuriyet adaylığa engeldir, fakat seçilmeye engel değildir. Adaylığa engel bir husus, seçimden sonra da seçilmeye engel bir durum arzeder ise de bu durum, sadece “adaylık” sözkonusu hallerde vardır. Adaylık söz konusu değil ise, bu durumun seçimden sonra seçimi yapılan görev için yasal bir engel oluşturup oluşturmadığına bakılmalıdır. Bu konu ise seçim kurullarının görevi dışındadır.

 

            442 sayılı Köy Kanununun 33 üncü maddesi “köy muhtarlığına ve ihtiyar meclisi üyeliğine seçildikten sonra” sayılan 8 hal kapsamında bulunanların muhtar ve ihtiyar meclisi üyeliğinden İl veya İlçe İdare Kurulunca çıkarılacaklarını hükme bağlamıştır.

 

            Ayrıca, adıgeçen muhtarın seçildiği köyde ikamet etmediği bildirilmiş ise de; seçim sonuçlarının ve tutanağın kesinleşmesi tartışmasızdır. Uyuşmazlık yukarıda sözü geçen 2972 sayılı Kanunun 31 inci maddesinin öngördüğü en az altı ay süre ile, o seçim çevresinde oturmuş olma koşulunun, Anayasanın 76 ve 298 sayılı Kanunun 130/4. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak belirtilen hususlardan, giderek tam kanunsuzluk hallerinden sayılıp sayılamayacağı noktasında toplanmaktadır. 2972 sayılı Kanunun 31 inci maddesinin öngördüğü seçilme yeterliğine ilişkin bu koşulun Anayasanın 76 ve 298 sayılı Kanunun 130/4. maddeleri kapsamına girmediği açıktır. Bu nedenle, ikametgaha ilişkin iddia ve ihbar halinin yukarıda sayılan tam kanunsuzluk hallerinden olmadığından bu yönde yapılan itirazın reddi gerekir.

 

            O halde, yukarıda açıklanan nedenlerle, seçim kurulları muhtar seçilenin seçimden önce memur veya işçi olarak görevde olması nedeniyle de bir karar vermekle görevli ve yetkili olmadıklarına göre seçimden sonra da devam eden kamu görevi nedeniyle maddede yazılı olduğu üzere İl veya İlçe İdare Kurullarının bu konuda bir karar vermeleri gerekli olacaktır.

 

            Bu nedenle, itirazın reddine karar verilmelidir.

 

            S O N U Ç:

 

            Yukarıda açıklanan nedenlerle;

 

            1- İtirazın reddine,

 

            2- Kararın itirazda bulunana gönderilmesine,

 

            26.10.1999 tarihinde oy birliği ile karar verildi.