T.C.
YÜKSEK SEÇİM KURULU
Karar No : 1825
İtiraz
No : 1356
- K A R A R -
Kurulumuz Başkanlığına Kemal
BAĞIŞLAR ve Fatma TEZEL tarafından Alanya 2. İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı
aracılığı ile gönderilen 04.05.1999 günlü dilekçede; 18 Nisan 1999 tarihinde
yapılan yerel seçimlerde Anavatan Partisinden Alanya İlçesi Mahmutlar Beldesi
Belediye Meclisi üyeliklerine aday olduklarını, memur sıfatını taşıdıkları
halde istifa etmediklerini, bilahare emekli olduklarını, adaylıklarına askı
ilanı süresinde itiraz edilmediğini, adaylıklarının kesinleştiğini seçimi
kazandıklarını bundan sonra Milliyetçi Hareket Partisinin seçimlerine itiraz
ettiğini memur oldukları halde süresinde istifa etmediğimizden söz ederek
tutanaklarının iptalini İlçe Seçim Kurulundan istediğini, İlçe Seçim Kurulu
itirazı kabul ile Belediye Meclisi üyeliklerinin düşürüldüğünü, İl Seçim
Kurulunun ilçe kararını doğruladığını, adaylıkları kesinleştiği ve emekli
olduklarına göre İl ve İlçe Seçim Kurulu kararlarının kaldırılması ve Belediye
Meclisi üyeliğine seçildiklerine karar verilmesini istemiş olmakla, evrak
incelendi;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
İtiraz dosyasının incelenmesinden, itirazcıların
süresinde Kurulumuza itiraz ettikleri, memur sıfatı ile aday oldukları,
memurların 11 Ocak 1999 günü mesai bitimine kadar görevlerinden ayrılmaları
gerektiği halde Kemal BAĞIŞLAR’ın 25.01.1999, Fatma TEZEL’in 29.01.1999 günü görevlerinden ayrıldıkları bu
hususu öğrenen Milliyetçi Hareket Partisinin 20.04.1999 günü saat: 11.30’da
seçimlerine itiraz ettiği, İlçe ve İl Seçim Kurulunca 4381 sayılı Kanunun 2 nci maddesi gözönüne alınarak
Belediye Meclisi üyeliklerini düşürdüğü anlaşılmıştır.
Bilindiği
gibi “Anayasanın 76 ncı maddesinin 2 nci fıkrasında kamu görevlileri görevlerinden çekilmedikçe
aday olamazlar ve milletvekili seçilemezler” denilmektedir.
Yine 2839 sayılı Milletvekili Seçimi
Kanununun 18. maddesi hükmüne göre memurlar ve Silahlı Kuvvetler mensupları
görevden ayrılma isteğinde bulunmadıkça adaylıklarını koyamazlar ve aday
gösterilemezler.
4381
Sayılı Kanunun 2. maddesi 18 Nisan 1999 günü yapılacak seçimlerde aday
olabilmek için kanunen istifaları veya görevlerinden ayrılmaları gerekenler 11
Ocak 1999 günü mesai bitimine kadar görevlerinden ayrılma isteğinde
bulunmadıkça aday olamazlar ve aday gösterilemezler.
Belediye
Meclisi üyelikleri seçimlerinde 2972 sayılı Kanun hükümleri uygulanır. Bu
kanunda özel hüküm bulunmayan hallerde 298 – 2820 – 2839 sayılı Kanun hükümleri
gözönüne alınır.
Hal
böyle olunca Alanya İlçesi Mahmutlar Belediyesi Belediye Meclisi üyeliklerine
seçilen Kemal BAĞIŞLAR ve Fatma TEZEL’in 2972 sayılı
Kanunun 36. maddesinin yollamada bulunduğu 2839 sayılı Kanunun 18 ve 4381
sayılı Kanunun 2. maddesinde öngörülen hususları yerine getirmedikleri açıktır.
Öte yandan itirazcılar itirazlarında
adaylıklarına süresinde itiraz edilmediğini ve adaylıklarının kesinleştiğini
ileri sürmekte iseler de, kesinlik şüphe ve duraksamaya yer bırakmayan durumu
ifade eder.
Olayımızda Milliyetçi Hareket Partisi
süresinde İlçe Seçim Kuruluna itiraz etmiştir. Bu kanun yolu tüketilmedikçe
kesinlikten söz edilemez.
Bu durumda Kemal BAĞIŞLAR ve Fatma TEZEL’in Belediye Meclisi üyeliklerinin İlçe Seçim
Kurulunca düşürülmesi isabetlidir.
S
O N U Ç :
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- İtirazın reddine,
2- Kararın itirazcılar ile
İlçe ve İl Seçim Kurulu Başkanlıklarına tebliğine oy çokluğu ile karar verildi.
12.06.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Olayda çözümlenmesi gereken hukuksal
sorun, belediye meclisi üyeliğine adaylığını koyan adayın adaylığı
kesinleştikten sonra seçimi kazandığı taktirde seçilme tutanağının iptal edilip
edilemeyeceği meselesidir.
Doğru
ve sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle kimlerin belediye meclisi
üyeliğine seçilemeyeceklerinin açıklığa kavuşturulması gerekir. Başka bir
anlatımla seçilme ehliyetini engelleyen hususlar nelerdir?
Kimlerin
belediye meclisi üyeliğine seçilebileceği konusu 2972 sayılı Yasanın 9 uncu
maddesinde belirtilmiştir. Buna göre 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu’nun
11 inci maddesinde sayılan sakıncaları taşımamak şartıyla yirmi beş yaşını
dolduran her Türk vatandaşı belediye meclisi üyeliğine seçilebilir.
Diğer
taraftan 2972 sayılı Yasanın 36. maddesine göre bu Kanunda özel hüküm
bulunmayan hallerde 298, 2820 ve 2839 sayılı Yasaların bu kanuna aykırı olmayan
hükümleri uygulanır. Milletvekili seçilme ehliyetini ortadan kaldıran hükümler
Milletvekili Seçimi Kanunu’nun 11 inci maddesinde gösterilmiştir. Kuşkusuz sözü
edilen 36. maddenin yollamada bulunmasıyla 11. maddenin bu olayda da uygulama
olanağı mevcuttur. Anılan maddede memurluktan istifa etmeme hali seçilme engeli
olarak öngörülmemiştir. Keza 2972 sayılı Yasada dahi bu durumun seçilmeyi
engelleyeceğine dair herhangi bir hüküm bulunmamaktadır.
Bütün
bu açıklamaların ışığında sonuç itibariyle memuriyetten istifa etmeme hali
seçilme ehliyetini bertaraf eden bir durum değildir.
Öte
yandan memurların aday olabilmek için ne zaman istifa etmeleri gerektiği 2839
sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu’nun 18 inci maddesinde hükme bağlanmıştır.
Maddenin son cümlesinde “...... görevlerinden
ayrılma isteğinde bulunmadıkça adaylıklarını koyamazlar, aday gösterilemezler.”
hükmü yer almıştır. Altı çizilerek belirtmek gerekirse burada “seçilemezler”
şeklinde bir ibareye yer verilmemiştir. Oysa 2839 sayılı Yasadan önce
yürürlükte bulunan 25.05.1961 tarih ve 306 sayılı Milletvekili Seçimi
Kanunu’nun 17 nci maddesinin son cümlesinde; “..... adaylıklarını koyamazlar,
aday gösterilemezler ve seçilemezler.” hükmüne yer verilmiştir. Yasa koyucu
bilinçli bir şekilde “seçilemezler” ibaresini 2839 sayılı Yasanın 18 inci
maddesine dahil etmemiştir.
Bu
kuralın milletvekillerine de uygulanabilip uygulanamayacağı meselesine gelince,
gerçekten Milletvekili Seçimi Kanunu’nun 11 ve 18. maddelerinde memuriyetten
istifa etmeme seçilme ehliyetini kısıtlayan hallerden sayılmadığı için aynı
kuralın milletvekillerine de uygulanabileceği düşünülebilir ise de Anayasanın
76. maddesinin son paragrafında memuriyetten çekilme isteğinde bulunmayanların
adaylıklarını koyamayacakları, aday gösterilemeyecekleri vurgulandıktan sonra
“seçilemeyecekleri” sözcüğüne de yer verildiği için Anayasanın uygulama
önceliği bulunduğundan aynı kuralın milletvekillerine uygulanamayacağı
gerektiği görüşündeyim.
Anayasanın
76. maddesindeki “seçilemezler” hükmü belediye meclisi üyeliğine seçilenlere
uygulanamaz. Zira 2972 sayılı Yasanın 36. maddesinde sadece seçimlerle ilgili
yasalara yollamada bulunulmuş, Anayasaya herhangi bir atıf yapılmamıştır.
İtirazcıları asıl haklı
kılan nedenlerden birisi de 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen
Kütükleri Hakkında Kanunun 130. maddesinin son fıkrasıdır. Bu fıkrada aynen şu
hükümler yer almıştır: “Ancak, adaylığın kesinleşmesinden sonra, adayın Türk
olmadığına, yaşının kanunda gösterilenden küçük olduğuna, okur-yazar olmadığı
veya seçilme yeterliğini kaybettiren mahkumiyeti
bulunduğuna ilişkin iddialar dışındaki nedenlerle adaylara itiraz olunamaz. Bu
hüküm olağanüstü itirazlar için de geçerlidir.
Bu
şartları haiz olmayan dilekçeler reddolunur.”
Somut
olayda muterizlerin adaylıkları kesinleşmesine rağmen, adaylığa yapılan itiraz
kabul edilmiş, tutanakları iptal edilmiştir. Oysa yasa açıkça kesinleşmeden
sonra ayrık durumlar dışında adaylığa itiraz edilemeyeceğini emretmektedir.
Bilindiği gibi yasanın lafzından amacı açıkça anlaşılıyorsa yorum yoluyla başka
bir hüküm konulamaz. Aksi taktirde yasa koyucunun başlangıçta hiç istemediği
yeni bir hüküm ortaya konulmuş olur. Böyle bir uygulama Anayasanın kabul ettiği
“kuvvetler ayrılığı” ilkesine aykırı düşer.
Baştan
beri açıklanan nedenlerle itiraz edenlerin itirazlarının kabulü ile il seçim
kurulu kararının iptali gerektiği düşüncesindeyim.