T.C.
YÜKSEK SEÇİM KURULU
Karar No : 1816
İtiraz
No : 1352
- K A R A R -
Kurulumuz Başkanlığına Ekrem ŞAHİN
ve Yasin ŞAHİN tarafından müştereken imzalanarak verilen 26.04.1999 günlü
dilekçede; 18.04.1999 tarihinde Erzurum İli Olur İlçesi Yaylabaşı
Köyünde yapılan seçimde muhtar seçilen Yasin ERDOĞAN’ın
seçilmeye engel mahkumiyeti bulunduğundan bahisle,
muhtarlık mazbatasının iptal edilerek, itirazlarının reddine ilişkin Erzurum İl
Seçim Kurulunca verilen 22.04.1999 gün ve 1999/16 sayılı kararın kaldırılması
istenilmiş ve Kurulumuzun 14.05.1999 gün ve 1519-1174 sayılı ara kararı ile
istenilen bilgi ve belgeler gelmiş olmakla, konu incelenerek;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
2972 sayılı
Kanunda yer alan seçilme yeterliliğine ilişkin hükümlerin bir kısmı T.C.
Anayasasının 76 ncı maddesindeki amir hükme
dayandığından seçilenin Türk olmadığı, yaşının kanunda gösterilenden küçük
olduğu, okur-yazar olmadığı, seçilme yeterliliğini kaybettiren bir mahkumiyeti bulunduğuna ve benzeri tam kanunsuzluk hallerine
ilişkin ihbar ve itirazların, seçim sonuçlarının kesinleşmesinden sonra dahi,
T.C. Anayasasının 79 uncu maddesinin verdiği görev ve yetkiye dayanılarak
Yüksek Seçim Kurulunca her zaman incelenebileceği Kurulumuz tarafından kabul
edilmektedir.
İstek, Olur
İlçesi Yaylabaşı Köyünde 18.04.1999 tarihinde yapılan
seçimde muhtar seçilen Yasin ERDOĞAN’ın seçilmeye
engel mahkumiyeti bulunduğuna ilişkindir. Bu yönüyle
istemin yasal dayanağı belirgin olarak 2972 sayılı Kanunun 31 ve 36 ncı maddelerinin yollamada bulunduğu 2839 sayılı Kanunun 11
inci maddesidir.
Ara
kararımıza cevaben Olur İlçe Seçim Kurulu Başkanlığınca gönderilen 03.06.1999
gün ve 1999/339 sayılı yazı ve eki belgelerden Yasin ERDOĞAN’ın
adli sicilde kaydının bulunmadığı, ancak; adı geçenin savunması ve Oltu Ağır
Ceza Mahkemesinin 30.05.1968 gün ve 1967/41E., 1968/38
K. sayılı ilamı ile T.C.K.nun 414 üncü maddesi hükmü
gereği 8 Yıl Ağır Hapis ve müebbeden amme
hizmetlerinden men cezasıyla cezalandırıldığı, Yargıtay 5. Ceza Dairesinin
19.10.1968 gün ve 2540-3113 sayılı ilamı ile cezasının kesinleştiği, 1803
sayılı Af Kanunu ile cezasının ve neticelerinin ortadan kaldırıldığı
anlaşılmıştır.
2839 sayılı
kanunun 11 inci maddesinin (e) fıkrasında süresi ne olursa olsun ağır hapis
cezasına mahkum olan şahsın seçilme yeterliliğini
kaybedeceği kesin olarak hükme bağlanmış ise de; 1803 sayılı Af Kanununun 7/B
maddesinde “Bu kanundan kısmen yararlananların fer’i ve mütemim
cezaları, ceza mahkumiyetlerinin sonuçlarını da kapsamak üzere af
edilmişlerdir...” denilmektedir. Bu durumda adı geçen kişi hakkında verilen
ceza affa uğradığı için seçilme yeterliğini kaybetmemektir.
Bu durumda,
ilgili hakkında verilen ceza Af Kanunu ile kaldırılmış bulunması ve suçun ırza
geçme suçu olup, 2839 sayılı Kanunun 11/f fıkrasındaki 1-2-3-4 bentlerinde
belirtilen suçlardan olmaması nedeniyle seçilme ehliyetini kaybetmediğinin
kabulü gerekmektedir.
S O N U Ç:
Yukarıda
açıklanan nedenlerle;
1- İtirazın reddine,
2- Kararın Olur İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı
ile Ekrem ŞAHİN, Yasin ŞAHİN ve Yasin ERDOĞAN’a
gönderilmesine,
12.06.1999
günü oyçokluğu ile karar verildi.
- K A R Ş I O Y -
Yaylabaşı
muhtarlığına seçilen Yasin ERDOĞAN’ın reşit olmayan mağdurenin ırzına geçip, kızlığını bozmaktan ibaret infaz
edilmiş 8 Yıl Ağır Hapis cezasının 2839 sayılı Kanunun 11. maddesinin (f)
bendine göre seçilmeye engel yüz kızartıcı suç sayılıp, sayılmayacağıdır.
Çoğunluk, 2839 sayılı Kanunun (f)
bendinde sayılan “... zimmet, ihtilas, irtikap,
rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı
iflas gibi yüz kızartıcı suçlardan biriyle mahkum edilmiş bulunulmasını
seçilmeye engel hal olarak kabul etmekte, buradaki gibi tabirini yasa koyucunun
ve benzeri suçlar anlamında kullanmadığını, suçların sınırlı olarak
sayıldığını, yorum yoluyla yüz kızartıcı suç kavramının ve kapsamının
genişletilemeyeceği görüşünü benimsemiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının
11.06.1996 gün ve 11023 sayı ile ve yukarıda arz ve izah edilen düşünceyle, 3.
Ceza Dairesinin bir kararına yaptığı itiraz, Ceza Genel Kurulunda 02.07.1996
günü müzakerede oy çokluğuyla reddedilmiştir.
Ceza Genel Kurulu kararında yasa
koyucunun pek çok yasada yüz kızartıcı suç kavramıyla ilgili kullandığı “gibi”
sözcüğünün benzetme edatı olduğunu, maddede örnek olarak sayılan suçlar
dışındaki yüz kızartıcı suçların da bulunduğunu ve sayılan suçlara ilavesi
gerektiğini kabul etmiştir.
Madde metninde sayılmamış olan diğer
yüz kızartıcı suçların neler olduğu yasaları uygulamakla görevli yargı
organlarınca saptanacak ve Yargıtay tarafından uygulamada birlik sağlanacak
biçimde denetlenecektir. Aksi halde, yani hükmün maddede sayılı suçlarla
sınırlı tutulduğu kabul edilecek olursa, metne aykırı bir anlam verilerek yasa
koyucunun yüz kızartıcı suçları tek tek sayma
yöntemini benimsediği sonucuna ulaşılacaktır ki, bu da metinlerde yer alan
“gibi” sözcüğünü yasa koyucunun yersiz ve anlamsız tekrarladığı biçiminde bir
yorum olacaktır.
3582 sayılı Adli Sicil Yasasının
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda görüşülürken, bir milletvekilinin
“gibi” sözünün bunlar ve benzerleri şeklinde tatbikata algılandığını ve
insanların mağdur olduğunu ifade ederek, maddedeki “gibi” sözcüğüne açıklık
getirecek düzeltme yapılması isteğinde bulunmuştur. Bu düşünce mecliste itibar
görmemiş ve metin komisyonlardan geçtiği gibi aynen kabul edilerek
yasalaşmıştır.
Şu halde, yasalarda kullanılan
“gibi” sözcüğünün sayılanlarla sınırlı olduğunu kabule ne yasal, ne hukuksal,
ne de dil kuralları itibarıyla (benzetme edatı olduğundan) olanak yoktur.
Sonuç olarak, yüz kızartıcı suçların
neler olduğunu yargı organları saptayacak ve Yargıtay denetimi ile uygulamada
birlik sağlanacaktır.
Bu itibarla, çoğunluk görüşüne
katılamıyor, Ceza Genel Kurulunun kararı yönünde ırza geçme ve ırza tasaddi suçlarının yüz kızartıcı suçlar kapsamında olduğu
düşüncesiyle Yaylabaşı Köyü muhtarlığına seçilen
Yasin ERDOĞAN’ın mazbatasının iptali gerektiğini
düşünüyorum.