T.C.
YÜKSEK SEÇİM KURULU
KARAR NO: 187
- K A R A R -
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı
Hikmet ÇETİN imzasıyla Kurulumuz Başkanlığına gönderilen 27 Nisan 1998 gün ve 12302/30006 sayılı yazı ile
aynı doğrultuda Milli Savunma Bakanı İsmet SEZGİN adına Korgeneral ve Müsteşar Tuncer KILINÇ imzasıyla gönderilen 20 Nisan 1998 gün ve 4400-272 sayılı yazıda; Bilecik
Milletvekili Bahattin
ŞEKER'in 14 Eylül 1988 - 14 Kasım 1988 tarihleri arasında yapmış olduğu dövizle askerlik hizmetinin,
gerçeği yansıtmayan beyan, bilgi ve
belgeler ile sağlandığı tespit edildiğinden, 1111 sayılı Askerlik Kanununun Ek:
1 inci maddesi gereğince dövizle askerlik
hizmeti kapsamından çıkarıldığı,
Seçim süresince ve seçimden sonra seçim
konularıyla ilgili bütün yolsuzlukları, şikayet ve itirazları
kesin karara bağlama görevinin Anayasanın 79 uncu maddesinin ikinci fıkrası
uyarınca Yüksek Seçim Kuruluna ait bulunduğu belirtilerek konunun değerlendirilmesi
istenildiği görülmekle,
Her iki yazı ekinde bulunan gerekçe
ve değerlendirme sonuçları
ile Bilecik Milletvekili Bahattin ŞEKER'in mevcut vekaletnamesine istinaden Avukatlarının
yazılı savunmaları 06.07.1998 Pazartesi günü
saat 16.00'da Kurulumuzda yapılan sözlü açıklamaları ile bu konudaki tüm belge ve bilgiler değerlendirilerek,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
T.C. Anayasasının 79 uncu maddesinin
ikinci fıkrasında; "seçim süresince ve seçimden sonra seçim
konularıyla ilgili bütün yolsuzlukları, şikayet ve itirazları inceleme ve kesin
karara bağlama, Türkiye Büyük Millet
Meclisi Üyelerinin seçim tutanaklarını kabul etme görevi Yüksek Seçim Kuruluna" verilmiştir.
Yine Anayasanın 76 ncı maddesi ile 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanununun 11 inci maddesi de
diğer nedenler yanında "yükümlü olduğu askerlik hizmetini yapmamış olmayı"
milletvekili seçilmeye engel olarak
saymıştır.
Bahattin ŞEKER'in
XX. Dönem Milletvekili Seçimlerinde Doğru Yol Partisinden Bilecik İl'inden 24 Aralık
1995 tarihinde milletvekili seçildiği, il seçim kurulunca tutanak verildiği,
tutanağın bir örneğinin de 2839 sayılı Kanunun 36 ncı
maddesi uyarınca Yüksek Seçim Kurulunca Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına verildiği anlaşılmıştır.
298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri
ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun'un 130. maddesinin sondan bir önceki fıkrasında;
"...Ancak, adaylığın
kesinleşmesinden sonra, adayın Türk olmadığına, yaşının kanunda gösterilenden küçük
olduğuna, okur-yazar olmadığı veya seçilme yeterliğini kaybettiren bir mahkumiyeti bulunduğuna ilişkin iddialar dışındaki
nedenlerle adaylara itiraz olunamaz. Bu hüküm olağanüstü itirazlar içinde
geçerlidir." hükmü yer almıştır.
Kurulumuzca öncelikle süreyle bağlı olmaksızın
incelenebilecek tam kanunsuzluk durumları kapsamı içinde ve 130. maddede sayılmayan
"Askerliğini yapmış olmak" koşulunun olayda tam kanunsuzluk
kapsamında düşünülüp düşünülemiyeceği ve yukarıda
belirtilen ilgili kuruluş ve
makamların başvurularının incelenip incelenemiyeceği
üzerinde durulmuştur.
298 sayılı Kanun'un yukarıda yazılı hükmüyle
ilgili maddenin 2234
sayılı Kanunla değiştirildiği ve bu Kanun'un 31.05.1979 gün ve 16651 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak
yürürlüğe girdiği; Askerlik hizmetini
yapmamayı milletvekili seçilmeye engel sayan Anayasa'nın 76. maddesinin ise
2709 sayı ile 07.11.1982 tarihinde kabul edildiği görülmüştür.
Bu duruma göre, 298 sayılı Kanun'dan
sonra yürürlüğe giren ve
aynı konuyla ilgili olan Anayasanın 76. maddesinin, uygulamada
sonraki kanun hükümlerinin geçerli
olduğu ilkesi ışığında değerlendirilerek askerlik koşulunun da, tam kanunsuzluk
kapsamında incelenebileceği sonucuna ulaşılmıştır.
Yüksek Seçim Kurulu'nun süregelen
içtihatlarının (görüşlerinin) da bu yönde olduğu saptandıktan sonra incelemeye
geçildi.
Dosya içeriğinden ve ilgilinin sözlü
açıklamalarından; Bahattin ŞEKER'in
milletvekili tutanağının iptali isteğine dayanak gösterilen 1111 sayılı Askerlik
Kanunu'nun Ek-1. maddesi gereğince dövizle
askerlik kapsamından çıkarıldığına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı'nın 16.04.1998 gün ve MİY 4400-256-98/ASAL D.Er.İşl.Şb.
Döv.As.Ks sayılı işleminin iptali isteğiyle Askeri Yüksek
İdare Mahkemesinin 1998/314 Esas
numarasına kayden dava açıldığı, ayrıca; gerçeği yansıtmayan belge ve bilgiler sunarak askerlik hizmetini dövizle
yaptığı (Sahtecilik) suçlamasıyla,
Askeri Savcılığa suç duyurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
Dövizle askerlik kapsamından
çıkarılmaya ilişkin işlemin hukuka uygunluğunun denetim yeri Askeri
Yüksek İdare Mahkemesi, Sahtecilik Suçunun
varlığı veya yokluğuna karar verecek yargı yeri ise Askeri Savcılığın işlemi sonucunda Askeri Ceza
Mahkemesidir.
Bu hukuki gerçek ışığında, Yüksek
Seçim Kurulu'nun milletvekili
tutanağının iptali isteğini incelemesi özellikle Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin kararına bağlı bulunduğundan,
Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açılan davanın sonuçlanması hukuksal deyimiyle
Yüksek Seçim Kurulu kararı için bir ön
sorun oluşturmaktadır.
İdare Hukuku açısından konuya bakıldığında,
idari işlemin yürütülebilirliği
(icrailiği) gözönüne
alınarak yürütmenin durdurulması isteği reddedildiğine göre esas kararın ön sorun
oluşturmadığı düşünülebilirse de her
uyuşmazlığın kendi hukuk alanında değerlendirilip çözümlenmesi gerekir.
İdari yargıda işlemin idari yargı yerince
iptali halinde Anayasanın
138 ve 2577 sayılı Kanun'un 28. maddeleri uyarınca, idareler karar gereklerine
göre işlem yapmaya ve eylemde bulunmaya zorunlu
olduklarından dava konusu işlemden önceki hukuksal durumu yeniden oluşturmak
olanaklıdır.
Ancak, Anayasanın 79 ve 298 sayılı
Kanun'un 111 ve 130. maddelerine göre Yüksek Seçim Kurulu'nun her türlü kararı
kesin olup, hiçbir kanun yolu ile düzeltilemiyeceğinden
karardan önceki hukuki durumun oluşması mümkün değildir.
Bu nedenle, Seçim Hukukunun özelliği
karşısında İdare Hukuku veya Özel Hukukla benzerliğinden sözedilemez.
Bu açıklamalar karşısında, Yüksek Seçim
Kurulu'nca tutanak iptali
isteğine ilişkin başvuruların esastan karara bağlanabilmesi için Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açılmış
olan 1998/314 Esas numaralı davanın ön
sorun olarak beklenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
S O N U Ç:
Açıklanan nedenlerle;
1- Bilecik
Milletvekili Bahattin ŞEKER'in
milletvekili tutanağının iptali isteğine ilişkin başvuruların karara bağlanabilmesi
için Askeri
Yüksek İdare Mahkemesinde dövizle askerlik hizmeti kapsamından çıkarılma işleminin
iptali isteğiyle açılan 1998/314 Esas sayılı dava bir ön sorun oluşturduğundan,
bu davanın esastan karara bağlanmasının beklenilmesine,
2- Karar örneğinin;
a) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına,
b) Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başkanlığına,
c) Milli Savunma Bakanlığına,
d) Bahattin ŞEKER vekillerine
gönderilmesine,
15.07.1998
tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
- A Z L I K O
Y U -
Bilecik Milletvekili Bahattin ŞEKER'in, 14 Eylül 1988 -
14 Kasım 1988
tarihleri arasında yapmış olduğu dövizle askerlik hizmetini, gerçeği yansıtmayan
beyan, bilgi ve belgelerle sağladığının saptandığı
gerekçesiyle Milli Savunma Bakanlığı tarafından 1111 sayılı Askerlik Kanunu'nun
Ek 1 inci maddesi gereğince, dövizle askerlik hizmeti kapsamından
çıkartılmasına karar verilmiştir.
Milli Savunma Bakanlığı'nın bu
kararının, kesin ve yürütülmesi gerekli (icrai)
niteliği uyarınca, görevli yargı yerleri tarafından iptal edilip ortadan
kaldırılmadıkça yada yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmedikçe, hukuki
varlığını sürdüreceği, ilgilerini ve herkesi
bağlayacağı açıktır ve bu bakımdan uygulanması da zorunludur.
Bu durumda, söz konusu kararla,
yükümlü olduğu askerlik hizmetini yapmamış sayılan ilgilinin, Anayasanın
76. ve 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu'nun 11 inci maddesi gereğince,
milletvekili seçilmesine olanak
bulunmamasına karşın, 24 Aralık 1995 tarihinde
yapılan Milletvekili Seçimlerinde Bilecik İl'inden milletvekili
seçildiği anlaşıldığından, öncelikle Kurulumuzca tutanağının iptali, bundan sonrada 1111 sayılı Kanunun Ek 1 inci
maddesine göre yeniden askerlik işlemine
tabi tutulması gerekmektedir.
Öte yandan, adı geçen tarafından
dövizle askerlik hizmeti kapsamından çıkartılmasına ilişkin kararın iptali
istemiyle Milli Savunma
Bakanlığı'na karşı açılan ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesinin 1998/314 esas sayısına kayıtlı bulunan
davada, ilgili söz konusu kararın hukuka
aykırı olduğunun yanısıra milletvekili olduğunu, kararın
uygulanması ve Yüksek Seçim Kurulunca tutanağının iptaline karar verilmesi halinde, Yüksek Seçim
Kurulu kararlarının kesin olması
nedeniyle giderilmesi güç ve olanaksız zararların doğacağını vurgulayarak, kararın
yürütülmesinin (uygulanmasının) dava sonuna
kadar durdurulması isteminde bulunmuş, ancak anılan Mahkemece bu istemin reddine karar verilmiştir.
Açıklanan bu durum
karşısında; Milli Savunma Bakanlığı'nın dövizle askerlik hizmeti kapsamından çıkartılmasına
ilişkin kararı uyarınca, yükümlü olduğu askerlik hizmetini yapmamış sayılan adı
geçen milletvekilinin tutanağının iptali konusunda Kurulumuzca bir karar verilmesi
gerekirken, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'nde açılan davanın, bir ön sorun
yapılarak esastan karara bağlanmasının beklenilmesine ilişkin çoğunluk kararına
karşıyım.